25 Ağustos 2014 Pazartesi


ALIŞIYOR İNSAN.
Alışıyor insan. Alışkanlıklar. Mutsuz olduğunuz yere bile alışıyorsunuz bazen. Ankara'da güzel bir şirkette çalışıyordum etrafım kalabalık, yoruluyorum ama mutluyum. Aylar geçerken ailemin yanına dönmeye karar verdim. Fırsatların en iyisi çıktı karşıma. Seçimimi yaptım, hakkımda hayırlı olmasını dileyerek. Her seçiş bir vazgeçiştir en nihayetinde. Alışmak, kolay oluyor doğrusu. Yepyeni bir hayata başladım.

Şu an belki daha az çalışıyorum ama mutlu değilim belirtmeliyim. Gördükçe nefret ettiğim insanlar, sesine bile tahammül edemediklerim var. Ama öğreniyorum ki çalışma hayatı dedikleri şey tam olarak bu. Sabretmeyi, yok canım buna da katlanamam dediğin her şeye katlanmayı öğreniyorsun. Hiçbir şey öğrenmiyorsun diye sorabilirsiniz ? Dünyalar kadar çok şey. Mesleğim bir kenara, insan idare edebilmek ve en önemlisi sabretmek. 

Hep mi kötü çalışma hayatı ? Elbette değil, bir kere kendi paranı kazanıyorsun dilediğince harcıyorsun.
Mesela daha çok makyaj malzemesi, kıyafet, ayakkabı, çanta etc. alabiliyorsun :) Sonra bir amacın oluyor daha iyisi daha güzeli, daha iyi yerlerde çalışmak ama değişmeden kendini kaybetmeden nerden geldiğini ne olduğunu bilerek. Böylesi daha mutlu ediyor insanı bu benim fikrim sen başka türlü söyleyebilirsin. 

Neyse iş hayatıyla ilgili bu kadar romantizm yeter bence :) Bir an önce bu alışkanlığımdan kurtulmak dileğiyle, yeni alışkanlıklar görmek  tanımak lazım efenim. 

Sevgilerden bir demet. 
Pembe eldivenli kız.

18 Ocak 2014 Cumartesi

SOKAKTA YİYİŞEN ÇİFTLER GÖRDÜM,
Her zamanki gibi bir cumartesi dersten çıktım, uzun süredir sohbet edemediğim bir arkadaşla yemek yedik ve kitapçıları gezdim. Kızılay kalabalıktır cumartesi günleri, insanlar bir o yana bir bu yana..
Bir sürü anlamlı, anlamsız yazılmış kitap gördüm, karıştırdım. Aldım bir kaçını, faydalı bir şey yapmanın haklı gururu ile evin yolunu tuttum. Yürürken insanları izledim. Çok yaşlı sayılmam, yani şimdi yazacaklarım size bunu düşündürmesin. Televizyondan izlediğim Türk Filmlerindeki gibi aşklar görmedim yani sadece televizyonda gördüm işte. Değişen dünya zamanıyla sevgilerin yaşanma şekillerinin değişmesini de anlayışla karşılarım tabi ki. Neyse yoluma devam ediyorum insanlara bakarak, her adımda kızı öpmeye çalışan bir erkek! Nasıl yani diyorum iç sesime, bunlar olmazsa sevdiğini anlamıyor mu anlatamıyor mu insan ? İlla binlerce insanın gözünün önünde mi yaşanmalı sevgiler. Özgürlük herkesçe, bahsettiğim şey o da değil zaten. Sevgilerin iki insan arasında yaşanmaması, Herkese göstermeye çalışmamız. İki kişinin tek olmasını anlayamadık bence, her şey gibi basitleştirdik. Şimdi ben içimden seviyorum birisini kimse bilmese ne olur ben sevmekten vazgeçer miyim ? Diyeceğim o ki gelin sevgimizi tüketmeyelim, tükettirmeyelim.
Ders çalışmam gerektiği için kısa kesiyorum.
Sevgilinizle sevgili kalın.