Ders çalışma arasında ( çalışıyor olmam malesef ders çalışma hayatımı sonlandırmadı, daha çok para kazanmak adına hırpalanıp duruyoruz. ) bugün Şafak PAVEY 'in konuşmasından çok etkilendiğimi fark ettim.
Kadın demek ne anlama geliyordu bizim ülkemizde ? Yemek yapan, çocuk doğuran ( erkek doğuramazsa aşağılanan, bundan şu an için hiç bahsetmeyeceğim bile. ), evi temizleyen, hizmet eden, dövülen, sövülen hatta öldürülen. Evet tam olarak buydu açıklaması düşüncelerimin, ee peki o zaman üniversitelerde okuyan, hoca olan, mühendis olan, öğretmen olan, doktor olan, yine kadınlar değil miydi? Sonra bir düşündüm aslında hayatın içinde herşeylerdi. Tüm bunlara rağmen gördükleri muameleler neydi : ikinci sınıf olmak ( hükümetle aynı görüşte ve kapalı değilseniz " Türbana saygım sonsuz, açık olana saygısı olduğu kadar" bu sıralama üçlere, beşlere, onlara iniyor diye düşünmekteyim. ) , toplumdan soyutlaştırmak, özgüvensiz yetiştirilmek, okutulmamak, genç yaşlarda evlendirilmek, tecavüz ( aklımın almadığı hayvani olay ) sayamadığım nice olay/olaylar.
Pavey tam olarak bunlardan elbette ki bahsetmedi, gündemi yazdı çizdi. Ancak içerisinde bulunduğumuz süreç apaçık olarak bunları bize göstermektedir. Ben bir feministim aslında ( yanlış bilinen doğrular Feminzm : kadınların haklarının ve ilgili olayların belirleyicisi olarak yine kadının görülmesidir. Daha doğrusu ne olabilir ? ) parantezin içerisinde belirttiğim açıklamaya göre öyle görünüyor. Ve içimi dökmek adına yazmak, sürekli yazmak daha fazla yazmak istedim.
Bugünün kız çocuğu ancak geleceğini göremeyen bir gencim ben. Kadınım ben.
Not : Biraz bozuk Türkçe, zaman arası sıkıştırması.
Sevgilerimle.
Pembe Eldivenli Kız